Burhan: “Umarız Hükümet, ilk uzlaşı metninin makyajlanmış halini dayatma yanlışına düşmez”

Burhan: “Umarız Hükümet, ilk uzlaşı metninin makyajlanmış halini dayatma yanlışına düşmez”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Mehmet Burhan, bir süre önce 4 bakanın Ankara’da TC’li yetkililerle üzerinde anlaşmaya vardığı uzlaşı metninin içeriğinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Dün, söz konusu metinde bazı değişiklikler yapılarak uzlaşıldığı açıklandı. Umarız, hükümet ilk uzlaşı metnini makyajlayarak kabul ettirmeye çalışmaz” dedi.

İlk uzlaşı metninin toplumun yaşam ve üretim hakkının devredilerek, özel bir şirket tekeli yaratılmasını içerdiğini, karşı çıkılan esas noktaların başında da bu geldiğini belirten Burhan, basına yansıyan değişiklik önerilerine de bakıldığında, hükümetin suyun özel bir şirket tekeline dönüşmesine olanak sağlayabilecek bir sürece onay vererek, topu belediyelere attığını kaydetti.

CTP-UBP Hükümeti’nin ilk uzlaşı metninde olduğu gibi, üzerine değişiklik yapılan metinle ilgili de açık ve şeffaf bir tutum sergilemediğini, toplumun geleceğini çok yakından ilgilendiren bu kadar önemli bir konunun hep kapalı kapılar arkasında konuşulduğunu belirten Burhan, suyun fiyatının bile belli olmadığı bir noktada, Başbakan’ın ‘uzlaştık’ dediği son metnin içeriğinin detayları ile birlikte toplumla paylaşılması gerektiğini kaydetti.
“İlk uzlaşı metni neleri içeriyor”

4 bakanın Ankara’da uzlaştığı metne göre, tüm suların özel şirketin tekeline devredileceğini, su faturalarına ciddi artış olacağını, bunun önce tarımsal ürünlerde, sonrasında da tüm sektörlerde enflasyonu tetikleyeceğini, suyun üçüncü bir ülkeye satılmak istenmesi durumunda iradenin TC’de olacağını belirten Burhan,ayrıca, KKTC’nin su fiyatına üst limit koyma yetkisi olmayacağı gibi, sistemin içine dahil olacak belediyelerin de fiyat üzerinde oynama hakkına sahip olmayacağını belirtti.

Anlaşmanın alım garantisini içerdiğini de belirten Burhan, bazı belediyeler suyu almasa bile kullanılmayan suyun parasının da KKTC Maliyesi tarafından şirkete ödeneceğini, yani bir anlamda kullanılmayan suyun parasının da toplumdan alınacağını ifade etti. Mehmet Burhan, tüm bu unsurların uzlaşıldığı açıklanan son metinde yer alıp almadığının da açıklanması gerektiğini kaydetti.

“Karşı değiliz, ancak toplumun yararını düşünüyoruz”
TDP MYK üyesi Mehmet Burhan, tüm bu gerçekleri ortaya koyarken, Türkiye’den su gelmesine karşı olmadıklarını, ancak bu suyun yerel kaynaklarla birlikte, toplum yararına en verimli şekilde kullanılması taraftarı olduklarını söyledi. Burhan, TDP olarak ilk günden beri, Türkiye’den gelen suyun Güzelyalı’dan Merkezi Yönetim tarafından satın alınarak belediyelere ulaştırılması, tahsilatı, ayrıca ihtiyaç duyulan yatırımların da Belediyeler veya Belediyelerin kuracağı ortak işletmeler tarafından yürütülmesi görüşünde olduklarını söyledi.

“TDP’nin görüşleri”
Su konusu üzerinde uzunca bir süredir ciddi bir çalışma yürüttüklerini, yapılan çalışmaların bir süre önce TDP Parti Meclisi’nde de karar altına alındığını belirten Mehmet Burhan, alınan kararları şöyle açıkladı: “Su, ticari bir unsur olarak özel bir şirketin tekeline devredilemez. Su yönetiminin kendi kurumlarımızca yapılması, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesinin bir gereği olarak algılanmalıdır. Suyun kendi kurumlarımızca yönetilmesi, suyun makul bir fiyatla vatandaşa ulaştırılması açısından da son derece önemlidir. Türkiye’den temin edilen su, Merkezi Yönetim tarafından Güzelyalı’da 19 Temmuz 2010 tarihli TC-KKTC arasındaki anlaşmaya uygun olarak satın alınmalıdır. Merkezi Yönetim, belirlenecek fiyatla suyu yerel su kaynakları ile birleştirerek Yerel Yönetimlere iletilmelidir. Suyun tüketiciye belirlenecek fiyatla dağıtılması ve tahsilatı, ayrıca ihtiyaç duyulan yatırımlar Belediyeler veya Belediyelerin kuracağı ortak işletmeler tarafından yürütülmelidir.

Burhan: “Umarız Hükümet, ilk uzlaşı metninin makyajlanmış halini dayatma yanlışına düşmez”
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş