“Girne’den Sonra İskele’yi de Kaybetmeyelim”

“Girne’den Sonra İskele’yi de Kaybetmeyelim”

Toplumcu Demokrasi Partisi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Merkez Yönetim Kurulu üyesi Safiye Özaltıner, İskele Long Beach bölgesinde yapılması planlanan ‘Turistik Tesis Projesi’nin kamu yararı hilafına ve yasa ile mevzuatlara aykırı bir şekilde olmaması gerektiğini, bu konuda başta Şehir Planlama, Çevre Koruma Dairesi ve İskele Belediyesi’ne görev düştüğünü belirtti.

Hangi bölgeye hangi şart ve şekilde inşaat yapılacağının yasalarla belirlendiğini, söz konusu projenin yapılacağı alanın da belirlenen kurallar çerçevesinde turistik tesis yapımına uygun bir alan olduğunu belirten Özaltıner, ancak proje içeriğinin yasaya aykırı bir şekilde planlandığına dikkat çekti. Binanın hem yüksekliği, hem de deniz tarafındaki huduttan yapılan çekilişinin yürürlükteki mevzuata aykırı bir şekilde planlandığını kaydeden Özaltıner, ilgili belediyenin bu şekilde mevcut projeye göre inşaat ruhsatı vermemesi gerektiğini kaydetti.

Yapılacak olan gelişmenin “Gazimağusa Kıyı Şeridi Bölgeleri İmar Düzeni” kapsamına uygun olması gerektiğini de belirten Özaltıner, ilgili dosyanın Şehir Planlama Dairesi ve Belediye tarafından mevzuata uygunluğunun incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“En Büyük Kötülüklerden Biri Olur”
Özaltıner, Girne’de kıyı şeridine yapılan oteller nedeniyle halkın kullanabileceği deniz ve sahil alanları yok denecek kadar azalırken, ayrıca Girne’de doğal hayatı tahrip eden kıyı gelişmesinin sosyal ve ekonomik anlamda kente ve kentliye bir faydası olmadığı tecrübe ile sabitken benzer hatalarda ısrar etmenin bu topluma ve ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacağı uyarısında bulundu.

Gelecek ve gelişim planlaması Girne’de yaşanan hatalardan gerekli dersler çıkarılarak yapılması gerekirken, aynı hataların İskele’ye taşınmak istenmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Özaltıner, “Plansız gelişmelerin kentlerde yarattığı tahribatlar ve ekonomik yıkım ortadayken, benzer uygulamalarda ısrar etmek İskele’yi de yeni Girne olma yoluna sokacaktır. Buna kimsenin, hiçbir yetkilinin hakkı yoktur, olmamalıdır” dedi.

“Hem Doğal hem de Sosyal Yaşam Zarar Görecek”
Öngörülen projenin yasal mevzuatlara uygun bir şekilde yapılmaması halinde, halkın en çok tercih ettiği bölgelerden biri olan sahilin yapılacak olan binanın gölgesinde kalacağını, doğal ve sosyal yaşamın zarar göreceğini belirten Özaltıner, mevzuata aykırı yapılması durumunda kent ile kıyının bağını koparacak olan bu yatırımın ayrıca halkın sahil şeridine erişimini de zorlaştıracağını kaydetti.

“Çevre Koruma Dairesi Yanlış Yapmıştır”
TDP MYK üyesi Safiye Özaltıner, projede mevzuata aykırılık olduğu bir durumda, konunun halkın bilgisine getirilebilecek yasal zemini yokken, Çevre Koruma Dairesi’nin usulsüzlükleri görmezden gelerek Taslak Çevre Etki Değerlendirme Raporu için bu toplantıyı düzenlemiş olmasının yanlışlığına da vurgu yaptı.

“Plansızlık En Büyük Sorun”
Ülkede planlama yapılırken, parça parça değil, bütünlüklü olarak yapılması ve çevresel, sosyal etkileri ile altyapının birlikte ele alınması gerektiğini kaydeden Özaltıner, “Stratejik Çevresel Planlama Değerlendirmesi” Tüzüğü’nün uygulamaya konmamasının da ciddi bir eksiklik olduğunu kaydetti. Bu tür sorunların yaşanmasının en önemli nedenlerinin başında İmar Planlarının yaşam bulmaması olduğuna dikkat çeken Özaltıner, uzun tartışmaların sonucu siyasi çıkarlar uğruna hayata geçirilemeyen İmar Planı’nın toplum yararına olacak şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Girne’den Sonra İskele’yi de Kaybetmeyelim”
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş