Özyiğit:”Suyu Teslim Etmek, Müzakere Masasında da Elimizi Zayıflatır”

Özyiğit:”Suyu Teslim Etmek, Müzakere Masasında da Elimizi Zayıflatır”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Kıbrıs müzakerelerinde dönüşümlü başkanlığın görüşüldüğü bir dönemde, Kıbrıs Türk halkının kurumlarının tek tek elden çıkarılmasının, müzakere masasında elimizin zayıflamasına neden olabileceği gibi, toplumun geleceği açısından da son derece tehlikeli bir durum yaratabileceği uyarısında bulundu.

Özyiğit, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın bilerek kapatıldığını, Ercan Havaalanı ile DAÜ’de Üniversite öncesi kurumların devredildiğini, telefonun elden çıkarılmaya çalışıldığını, şimdi de tüm yerel su kaynaklarının özele devretme çalışması yapıldığını belirterek, “Böylesi bir durumda insana sormazlar mı; suyunu, elektriğini, okullarını, havalimanlarını yönetemezken, hangi hakla dönüşümlü başkanlığı istiyorsunuz? Müzakere masasında dönüşümlü başkanlık gibi Kıbrıslı Türklerin gelecekteki siyasal varlığı için önemli konularda ısrar edebilmek için, kendi kurumlarımızı yönetmemiz hayati derecede önemlidir” dedi.

Su yönetiminin bu açıdan da önemli olduğuna vurgu yapan Özyiğit, su yönetiminin kendi kurumlarımızca yapılmasının Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesinin doğal bir sonucu olarak algılanması gerektiğini vurguladı.

Cemal Özyiğit başkanlığındaki TDP heyeti hafta sonu İskele’de bazı bölgeleri ziyaret ederek, vatandaşlarla sohbet etti, bölgedeki sıkıntıları dinledi, TDP’nin görüş, düşünce ve politikalarını anlattı, ardından da Mehmetçik’te bilgilendirme toplantısı düzenledi. Mehmetçik Türk Çiftçiler Birliği salonunda düzenlenen toplantıya, Genel Başkan Cemal Özyiğit, Genel Sekreter Asım İdris, İskele İlçe Başkanı Kemal Yıldız, Milletvekili Hüseyin Angolemli, bazı PM ve MYK üyeleri ile bölge halkı katıldı.

“İskele-Karpaz bölgesine özel önem verilmeli”
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, ülkede yaşanmakta olan ekonomik kriz ile işsizliğin İskele bölgesinde iki kat fazla yaşandığını belirterek, İskele bölgesine özel önem verilmesi gerektiğini söyledi. Ülkede ekonomik açıdan kötü bir dönemden geçildiğini, ancak özellikle İskele-Karpaz bölgesinde durumun çok daha kötü olduğunu belirten Özyiğit, “İskele bölgesi adeta üvey evlat muamelesi görmektedir. Halkını düşünmeyen CTP-UBP hükümeti, İskele bölgesini kaderine terk etmiş durumdadır. Bölge halkı bu şekilde yaşamayı hak etmiyor” dedi.

“Teslimiyet metni”
Konuşmasında su konusuna da değinen Özyiğit, TDP olarak suyun Geçitköy Barajında merkezi yönetim tarafından satın alınıp, yerel yönetimlere satılması, tahsilatın da yerel yönetimler tarafından yapılması gerektiğini kaydetti.
Özyiğit, tüm su kaynaklarını özele devredecek olan, fiyatı özelin belirleyeceği, devletin sadece seyirci konumda kalacağı, anlaşmazlık durumunda özel şirkete hiçbir yaptırımın uygulanmamasını öngören TC ile KKTC hükümetleri arasında uzlaşıldığı bahsedilen anlaşma metnini ‘teslimiyet metni’ olarak niteledi. Özyiğit,” Biz bu anlaşmayı dayatma olarak görüyor, imza atacakları protesto ediyor ve tüm kesimleri direnişe çağırıyoruz” dedi.
Özyiğit, “Tüm yerel kaynaklarımızla birlikte su özele devredilecekse, tüm tesisler özele verilecekse, Belediyelerde bu işi yapan personelin geleceği belirsizliğe itilecekse, vatandaş suya daha fazla para ödeyecekse, buna nasıl evet denebilir ki? diye sordu ve toplumsal menfaat için buna onay vermediklerini kaydetti.

“Tekelleşme getirecek”
TDP MYK üyesi Mehmet Burhan da, toplantıda katılımcılara TC ile KKTC hükümetleri arasında uzlaşıldığı bahsedilen anlaşma metninin içeriği hakkında bilgiler verdi. Anlaşmayla birlikte, KKTC Su İşleri Dairesi’nin, suyu Güzelyalı’dan Özel Şirkete devretmek kaydıyla TC’den satın alacağını, suyun belediyelerin depolarına kadar, TC Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yönetileceğini, KKTC’nin sadece denetim yetkisi olacağını, tüm içme suyu, yağmur suları ve atık sular (kanalizasyon) işletmesinin özel şirkette olacağını, tüm fiyatların şirket tarafından belirleneceğini, tüm ülkede tek tarife sistemi uygulanacağını, enerji santrali kurulması durumunda maliyetin %50’sinin faturalara yansıtılacağını, yerel su kullanımına artık ruhsat verilmeyeceğini, özel şirket yükümlülüklerini yerine getirmediği durumlarda kesin bir yaptırım olmayacağını, uyuşmazlıklarda ilk olarak İstanbul Tahkim Merkezi’ne başvuru yapılabileceğini aktardı.

Sözleşmeye bakıldığında suyun yönetiminin gerçekte KKTC’ye verilmediğini sadece kelime oyunu olduğuna dikkat çekti Burhan, “Su ve su kaynaklarının teslim edilmesi kabul edilemez, bu anlaşma imzalanma bir yana, görüşülemez bile” dedi. Su konusunda ülkede ihtiyaç olduğunu, ancak yerel su kaynaklarının da devredilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Burhan, bunun tekelleşme getireceği uyarısında bulundu.

Özyiğit:”Suyu Teslim Etmek, Müzakere Masasında da Elimizi Zayıflatır”
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş