“Organizasyon Eksikliği Eğitime Zarar Veriyor”

“Organizasyon Eksikliği Eğitime Zarar Veriyor”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, bugün Meclis’te ‘Pandemi’de eğitim’ adlı bir konuşma gerçekleştirerek, eğitimle ilgili sorunlara dikkat çekti, görüş ve önerilerini ortaya koydu.

Ülkenin bir yıldır pandemi ile mücadele ettiğini, çıkış yolunun da aşı olduğunu belirten Özyiğit, Başbakan Saner’in geçtiğimiz haftalarda ‘Hedefimiz 20 yaş üzerini 2 ay içinde aşılama’ söyleminde bulunduğunu, ancak dün açıklanan aşı programında 40 yaş üzerinden bahsedildiğini belirterek bu tutarsızlıklara artık son verilmesi gerektiğini kaydetti.

Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitimin geldiğini belirten Özyiğit, yüz yüze eğitimin mümkün olmadığı koşullarda yapılması zorunlu olan on line eğitim-uzaktan eğitimle ilgili 1 yılda gerekenlerin yeterince yerine getirilmediğini, ciddi bir organizasyon yerine sürecin daha çok el yordamıyla götürüldüğünü kaydetti.
Özellikle okul öncesinden üniversiteye kadar olan eğitim kademelerinde kaç öğrencinin tablet sıkıntısı olduğu, kaçının on line ve uzaktan eğitimden yararlanabildiğini, bu konularla ilgili çalışma olup olmadığını soran Özyiğit, özel okullarla devlet okulları arasındaki uçurumun özellikle pandemi döneminde daha da arttığına dikkat çekti.

“6 yaşından itibaren eğitimin her kademesinde bulunan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, yüz yüze eğitimim yerini hiçbir şey tutamaz” diyen Özyiğit, Eğitim Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun 1 Mart’ta yaptığı açıklamada “aşılama tamamlanmadan yüz yüze eğitim başlamayacak” dediğini, ancak aşılama yapılmadan 8 Mart’ta Özel Eğitim Okullarının açıldığını, bu okullarda görev yapan 97 eğitimcinin aşılanması bu kadar mı zordu? diye sordu.
Bakan Amcaoğlu ‘Aşılama olmadan okullar açılmayacak’ derken, Sağlık Bakanı Müsteşarının dün yaptığı açıklamada ‘Aşılama olmadan da okulları açabiliriz’ dediğine dikkat çeken Özyiğit, “Bu nasıl iş anlamak mümkün değil. Artık bir karar verin” diye konuştu.

Bakan Amcaoğlu’nun Nisan ayında 12’inci sınıfların yüz yüze eğitimiyle ilgili çalışma başlatacağını açıklamasının doğru ancak eksik olduğunu belirten Özyiğit benzer çalışmanın 5. ve 8. sınıflarla ilgili de yapılması gerektiğini kaydetti. Okumanın öğrenildiği 1. Sınıflarla ilgili de ayrı bir çalışma yapılmasının önemine dikkat çeken Özyiğit, birinci sınıfta alınamayan temel eğitimin etkilerinin daha sonraki yıllarda da görüldüğünü ifade etti.

-TC-KKTC Yükseköğrenim İşbirliği Protokolü-
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, konuşmasında azınlık hükümeti tarafından imzalanan TC-KKTC Yükseköğrenim İşbirliği protokolüne de değinerek bu anlaşmayla birlikte anayasa ve yasalarla birlikte, yükseköğrenimdeki akademik ve mali denetim mekanizmalarının çiğnendiğini vurguladı.

“Akademik Birim Kurulacağını, TC Cumhurbaşkanı Kararnamesinden Öğrendik”
Ülkemizde akademik yapı kurulacağının dahi TC Cumhurbaşkanı’nın kararnamesinden öğrenildiğini kaydeden Özyiğit, 15 Haziran günü TC Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yayınlanan bir kararla, KKTC’de akademik bir birim kurulduğunun duyurulduğunu, daha sonrasında ise, Haspolat bölgesinde faaliyet gösteren Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin (KİSBU) bir protokol ile her türlü akademik ve idari iş ve işlemleri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’ne devrettiğini duyurduğunu anımsattı.

“Her Adımı Usulsüzlüklerle Dolu”
İmzalanan protokol ile kendi üniversitelerimizi daha güçlü, daha kaliteli yapılar haline dönüştürmemiz gereken bir dönemde, tam tersine rekabeti öldüren ayrıcalıklı çarpık bir yapı oluşturulduğunu belirten Özyiğit, ilgili protokolün Türkiye’de YÖK ve KKTC’de Eğitim Bakanlığı tarafından onaylandığının duyurulduğunu, ancak bizim Yükseköğrenim yasamıza göre akademik birim açmak için tek yetkili kurumun YÖDAK olduğunu belirtti. Tüm akademik faaliyetlerin sorumlusunun YÖDAK olduğunu belirten Özyiğit, TC Cumhurbaşkanı’nın, YÖK’ün ve Eğitim Bakanlığı’nın böyle bir yetkisi olmadığını, Eğitim Bakanlığı’nın sadece ön açma izninde söz sahibi olduğunu kaydetti.
Üniversitenin mali denetiminin KKTC Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacağına dair maddenin ise tam bir fiyasko olduğuna dikkat çeken Özyiğit, İmzalanan protokolun anayasamızın 90.maddesi uyarınca Meclis’te onaylanması gerektiğini belirterek, “Bizler hem bu sürecin takipçisi olacak, hem de kurumlarımızın ve varlıklarımızın peşkeş çekildiği ve zayıflatıldığı bu protokole red oyu vereceğiz” dedi.

“Öğrencilerin Gelmesi Çok Önemli”
Yüksek öğrenim öğrencilerinin ülkeye gelerek yüz yüze eğitime dahil olmalarının önemine vurgu yapan Özyiğit, ilk başlarda 30 bin öğrencinin geleceğinden bahsedilirken, sonrasında bu rakamın 15 bine düşürüldüğünü, şu ana dek ise sadece yaklaşık 7 bin öğrencinin adaya geldiğini aktaran Özyiğit, “Güvenli ülke konseptini ne kadar çok başarırsak, öğrencilerin gelişleri de o kadar kolaylaşacaktır. Ancak bu konuda ciddi endişelerimiz var. 1 Temmuz ve 19 Ekim süreçlerinde yapılan hatalar umarım tekrar tekrarlanmaz ve hem eğitime hem de ülke ekonomisine bir darbe daha vurulmaz” diye konuştu.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

one × 3 =

“Organizasyon Eksikliği Eğitime Zarar Veriyor”
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş