Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Atlılar’da kimlikleri belirlenen 15 Kıbrıslı Türk şehidin defnedilmesi öncesinde yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan acıların yeni kuşaklara önemli sorumluluklar yüklediğini vurguladı.
Baykallı, kimlikleri belirlenen 15 kişinin 11’inin kadın ve kız çocuğu, dokuzunun ise çocuk olduğuna dikkat çekerek, aralarında henüz 40 günlükken katledilen Seldem Ali Osman’ın da bulunduğunu belirtti.
TDP’nin yaptığı araştırmaya göre Seldem’in, Kıbrıs’ta bugüne kadar bulunarak kimliklendirilen Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kayıplar arasında en küçük kişi olduğuna dikkat çeken Baykallı, şöyle devam etti: "Dünyayı tanımaya bile fırsatı olmadı. İlk adımını atamadı. İlk kelimesini söyleyemedi. Aradan 52 yıl geçti. Seldem hala 40 günlük."
‘'Hakikat ve Uzlaşı Komisyonu kurulmalı’’
Baykallı açıklamasına şöyle devam etti: “Savaşın acılarını en iyi savaşı yaşayanlar bilir. Kıbrıslı Türkler savaşın, göçün acılarını çok iyi bilir. Benim dahil hepimizin ailesinde şehitler, kayıplar, hayatları kararanlar vardır. Üzerinden yıllar geçse de savaş suçu işleyenler ayrım yapılmadan yargı karşısına çıkarılmalı. Geçmişin aydınlanması için de dünyada örnekleri bulunan bir hakikat ve uzlaşı komisyonu kurulmalı.”
‘’Biz barışı ve çözümü hiçbir çocuk bir daha bunları yaşamasın diye savunuyoruz.’’ diyen Baykallı, Kıbrıs’ta yaşanan acıların barış ve çözüm irademizin en önemli çıkış noktalarından biri olduğunu belirterek, geçmişle yüzleşmenin bütün kayıpların ayrımsız biçimde hatırlanmasını gerektirdiğini ifade etti.
“Kıbrıslı Rumların acısını görmek bizim acımızdan hiçbir şey eksiltmez. Aynı şekilde Kıbrıslı Türklerin yaşadığı katliamları, kayıpları ve acıları görünmez kılmak da barışa hizmet etmez. Bu adada barış kurulacaksa hafızamız da adil olmak zorundadır.”
Baykallı, Avrupa Parlamentosu’nun yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplar için anıt yapılmasına ilişkin kararını da hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Avrupa Parlamentosu Başkanı’na gönderdiği mektupta Kıbrıslı Türk kayıpların yok sayılmasına itiraz ettiğini anımsattı.
“Bugün 40 günlük Seldem’i toprağa verirken bu soru çok daha ağır biçimde önümüzde duruyor: Seldem bu hafızanın neresinde? Kaybettiğimiz Kıbrıslı Türkler bu anlatının neresinde? Kıbrıslı Türkler, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklarından biridir. Bu toplumun siyasi hakları nasıl görmezden gelinemezse, yaşadığı acılar da Avrupa’nın Kıbrıs hafızasından silinemez.
O nedenle milliyetçilik, geçmişin acılarını tekrar tekrar anlatıp bugünün çocuklarına yaşanabilir bir ülke bırakamamak değildir. Şehitlerimize gösterebileceğimiz en büyük saygı; Kıbrıslı Türklerin haklarına sonuna kadar sahip çıkarken, onların çocuklarının yaşamak isteyeceği bir ülke ve barış ve refah içinde bir gelecek yaratmaktır."

