İçeriğe geç
Haberler

Redif Ekinci, Kanal T ekranlarında TDP’nin yol haritasını anlattı

TDP Genel Sekreteri Redif Ekinci, 6 Aralık seçimlerini yalnızca bir iktidar değişikliği değil, ülkede yeni bir dönemin başlangıcı olarak gördüklerini belirtti. Ekinci, TDP’nin 50 yıllık siyasi birikimiyle iyi siyaset geleneğini güçlendirmeyi, Meclis’e dönerek yeni bir yönetim anlayışının mümkün olduğunu göstermeyi ve toplumsal dönüşüme öncülük etmeyi hedeflediğini vurguladı.

Melihat HaksızBasın Açıklamaları

Redif Ekinci, Kanal T ekranlarında TDP’nin yol haritasını anlattı

İKTİDARDAN ÖTE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜME TALİBİZ

TDP Genel Sekreteri Redif Ekinci, 6 Aralık seçimlerini yalnızca bir iktidar değişikliği değil, ülkede yeni bir siyasi ve toplumsal dönemin başlangıcı olarak gördüklerini vurguladı. Mevcut yönetimin sistemsizlik, vizyonsuzluk ve güven kaybıyla toplumu çıkmaza sürüklediğini savunan Ekinci, “İktidardan öte toplumsal dönüşüme talibiz” dedi. TDP’nin 50 yıllık siyasi birikimine dikkat çeken Ekinci, hedeflerinin iyi siyaset geleneğini ülkenin birinci partisi haline getirmek olduğunu söyledi.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Kanal T’de İrfan Batu’nun hazırlayıp sunduğu “Odak Noktası” seçim özel programında, TDP’nin 6 Aralık seçimlerine yönelik hedeflerini, ülkenin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini anlattı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi ve Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas’ın da katıldığı programda konuşan Ekinci, TDP’nin yalnızca Cumhuriyet Meclisi’ne dönmeyi veya hükümette yer almayı değil, ülkedeki yönetim anlayışını değiştirmeyi hedeflediğini belirtti.

Siyasetin yalnızca iktidar mücadelesine indirgenemeyeceğini vurgulayan Ekinci, “6 Aralık’ı bir iktidara gelme talebinden öte değişimin başlangıcı olarak görüyoruz” diyerek TDP’nin topluma güven veren, hesap verebilir ve çözüm üreten bir siyaset anlayışını hâkim kılmak istediğini ifade etti.

50 YILLIK GELENEĞİMİZİ ÜLKENİN BİRİNCİ PARTİSİ YAPMAK İSTİYORUZ

TDP’nin kökleri 1976’da kurulan Toplumcu Kurtuluş Partisi’ne dayanan 50 yıllık siyasi geleneğine işaret eden Ekinci, bu gelenekten cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yetiştiğini hatırlattı.

Bu siyasi birikimin temiz siyaset, dürüstlük ve toplumsal sorumluluk ilkeleri üzerine kurulduğunu belirten Ekinci, TDP’nin geçmişinde usulsüzlük ve yolsuzluğa yer olmadığını vurguladı.

2022 seçimlerinde TDP’nin Meclis dışında kalmasını da değerlendiren Ekinci, bu süreçten gerekli dersleri çıkardıklarını, bugün yenilenmiş bir vizyon ve güçlü bir siyasi iradeyle toplumun karşısına çıktıklarını söyledi.

Ekinci, “İyi siyaset geleneğimizi bu ülkenin birinci partisi yapma hedefimiz var” diyerek bu hedefe ulaşmanın yolunun toplumun güvenini kazanmak, tutarlı politikalar ortaya koymak ve siyasette yeni bir anlayışı hâkim kılmaktan geçtiğini ifade etti.

TOPLUMUN KAYBETTİĞİ GÜVENİ YENİDEN KAZANMALIYIZ

Ülkede yaşanan sorunların yalnızca ekonomik göstergeler veya kamu hizmetlerindeki aksaklıklarla açıklanamayacağını belirten Ekinci, asıl meselenin kamu yönetimindeki sistemsizlik, denetim eksikliği ve yanlış siyasi tercihler olduğunu savundu.

Uzun yıllardır yürütmenin merkezinde bulunan UBP’nin yönetim anlayışını eleştiren Ekinci, kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddiaları, sahte diploma olayları, “mama skandalı” olarak anılan tartışmalar, Girne açıklarındaki gemi faciası ve artan kriminal olayların toplumdaki güvensizlik duygusunu derinleştirdiğini söyledi.

Bu gelişmelerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını belirten Ekinci, kamu yönetiminde denetim, sorumluluk ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkenin karşı karşıya bulunduğu tabloyu “sistemsizlik, vizyonsuzluk ve toplumsal aşınma” olarak üç başlıkta değerlendiren Ekinci, bu sorunların birbirini beslediğini ifade etti.

Sağlık, eğitim, ekonomi ve kamu yönetimindeki aksaklıkların vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Ekinci, sistemsizliğin bedelinin kimi zaman ekonomik kayıplarla, kimi zaman da insan hayatıyla ödendiğine dikkat çekti.

“Bazen cebinden, bazen ise maalesef canıyla ödüyor” diyen Ekinci, ülkenin 21. yüzyılın gerektirdiği kurumsal kapasiteye, çağdaş yönetim anlayışına ve nitelikli insan kaynağına dayalı yeni bir kamu düzenine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Toplumsal dönüşümün ilk koşulunun, siyaset ile vatandaş arasında zedelenen güven ilişkisinin yeniden kurulması olduğunu kaydetti.

SEÇİM YASASIYLA İKTİDAR GARANTİLENEMEZ

Yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekinci, iki seçimin farklı siyasi dinamiklere sahip olduğunu belirterek, bu uygulamanın seçmen açısından karmaşa yaratabileceği uyarısında bulundu.

Karma oy ve seçim sistemi tartışmalarına da değinen Ekinci, toplumun güvenini kaybetmiş bir hükümetin seçim yasası üzerinden siyasi konumunu korumaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Seçim ve Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik ihtiyacı bulunduğunu ancak böylesi düzenlemelerin seçimlere kısa süre kala yapılmasının doğru olmadığını belirten Ekinci, konunun 6 Aralık sonrasında oluşacak yeni siyasi irade tarafından ele alınması gerektiğini söyledi.

Ekinci, seçim sisteminin siyasi çıkarlar doğrultusunda değil, demokratik katılımı güçlendirecek, seçmen iradesini koruyacak ve toplumsal güveni artıracak ilkeler temelinde düzenlenmesinden yana olduklarını vurguladı.

BORÇLA BORÇ KAPATAN DEĞİL, GELECEĞE YATIRIM YAPAN EKONOMİ

Ekonomideki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını savunan Ekinci, kamu maliyesinde borçların yeni borçlanmalarla karşılandığı bir düzen oluştuğunu belirtti.

Mali disiplinin sağlanması, kamu harcamalarının etkin biçimde denetlenmesi ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu kaydeden Ekinci, gelecek nesillerin bugünün yanlış ekonomik tercihlerinin yükünü taşımak zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Ekonomik dönüşümün yalnızca tasarruf tedbirleriyle gerçekleştirilemeyeceğine dikkat çeken Ekinci, üretimi, teknolojiyi, girişimciliği ve yüksek katma değerli sektörleri destekleyen yeni bir kalkınma modeline ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Yüksek enerji maliyetlerinin ekonomik gelişmenin önündeki önemli engellerden biri olduğunu belirten Ekinci, enerji politikalarının yeniden ele alınması ve ülkeye sürdürülebilir gelir sağlayacak stratejik sektörlere yönelinmesi gerektiğini vurguladı.

ÜNİVERSİTELERİMİZİ EKONOMİK DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNE KOYMALIYIZ

TDP’nin ekonomik vizyonunda eğitim, teknoloji ve girişimciliğin önemli bir yer tuttuğunu belirten Ekinci, ülkenin küresel rekabette kendisine alan açabilmesi için belirli sektörlerde uzmanlaşması gerektiğini söyledi.

Kosova’nın dijital dönüşüm, Kıbrıs’ın güneyinin ise finansal teknolojiler alanındaki politikalarını örnek gösteren Ekinci, KKTC’nin de akademik birikimini ve yetişmiş insan kaynağını ekonomik değere dönüştürebilecek stratejiler geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

Oyun geliştirme sektörünün bu alanlardan biri olabileceğine işaret eden Ekinci, Türkiye’de uluslararası başarı elde eden oyun şirketlerini ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde oyun tasarımı alanında yetişen insan kaynağını örnek gösterdi.

Ülkedeki kamu ve özel üniversitelerle iş birliğinin önemini vurgulayan Ekinci, yükseköğretim kurumlarının yalnızca eğitim veren yapılar olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Üniversitelerin araştırma, teknoloji üretimi, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında ekonomik kalkınmanın temel aktörleri haline getirilmesini savunan Ekinci, akademik bilgi birikimini üretime, istihdama ve uluslararası pazarlara taşıyacak bütünlüklü bir politika oluşturulması çağrısında bulundu.

Gençlerin ülkeden ayrılmasının yalnızca ekonomik değil, ülkenin geleceğini tehdit eden yapısal bir sorun olduğunu belirten Ekinci, yetişmiş insan kaynağını ülkede tutacak istihdam, üretim ve girişimcilik olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

KIBRIS’TA ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖKÜŞTÜR

Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekinci, TDP’nin çözüm ve kalıcı barış hedefinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

“Kıbrıs’ta çözümsüzlük çöküştür” diyen Ekinci, mevcut statükonun Kıbrıslı Türklerin dünyayla bütünleşmesinin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti.

Kıbrıslı Türklerin 1960’tan kaynaklanan haklarının korunması gerektiğini belirten Ekinci, TDP’nin iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözümü savunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiye destek verdiklerini belirten Ekinci, müzakere sürecinde geçmiş yakınlaşmaların korunmasının ve sonuçsuz müzakerelerin ardından statükoya geri dönülmesini önleyecek güvencelerin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Federal çözüm iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanı Erhürman’ın görevde bulunduğu bir dönemde Dışişleri Bakanı’nın farklı bir siyasi yaklaşım ortaya koymasını da eleştiren Ekinci, Kıbrıs sorununda toplumsal iradenin, siyasi tutarlılığın ve çözüm hedefinin esas alınması gerektiğini vurguladı.

6 ARALIK SON DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Programın sonunda TDP’nin seçim sonrasına yönelik hedeflerini değerlendiren Ekinci, gençlerle, parti örgütleriyle ve toplumun farklı kesimleriyle yürüttükleri istişarelerin, değişim beklentisini ve TDP’ye yönelik inancı güçlendirdiğini söyledi.

TDP’nin yalnızca seçim kazanmaya değil, ülkeyi yönetmeye ve kronikleşen sorunları çözmeye hazırlandığını belirten Ekinci, kamu yönetiminde liyakat ve hesap verebilirliğin sağlanmasını, mali disiplinin kurulmasını, üretim odaklı bir ekonomiye geçilmesini ve gençlerin geleceğini ülkelerinde kurabilmesini temel öncelikleri arasında sıraladı.

“6 Aralık’ı son değil, başlangıç olarak görüyoruz” diyen Ekinci, TDP’nin 50 yıllık siyasi birikimini çağdaş, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla buluşturmaya kararlı olduğunu vurguladı.

Ekinci, TDP’nin toplumun kendisine vereceği sorumluluğu üstlenmeye, ortaya koyduğu vizyonu somut politikalara dönüştürmeye ve ülkenin geleceğinde belirleyici bir siyasi güç olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Son haberler