Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Girne Milletvekili adayı Prof. Dr. Süha Akpınar, doktor randevularının dört ila altı ay sonrasına verilmesini eleştirerek polikliniklerde çift vardiya sisteminin uygulanmasını önerdi. Yeni Girne Hastanesi’ndeki tıbbi cihazların etkin kullanılabilmesi için personel ve teknik altyapı planlamasının önemine dikkat çeken Akpınar, sağlıkta daha pragmatik ve çözüm odaklı olunması gerekliliğine vurgu yaptı.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Girne Milletvekili adayı Prof. Dr. Süha Akpınar, Ada TV’de Cüneyt Oruç’un konuğu olarak sağlık sistemindeki sorunları, kamu yönetimindeki planlama eksikliğini ve ülkenin ihtiyaç duyduğu yapısal değişiklikleri değerlendirdi. Sağlık hizmetlerine erişimden hastanelerdeki cihazların kullanımına, insan kaynağının planlanmasına kadar birçok konuda görüşlerini paylaşan Akpınar, mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasının ve somut çözümler üretilmesinin önemini vurguladı.
POLİKLİNİKLERDEKİ YETERSİZLİKLERDEN ACİLLERDE YOĞUNLUK YAŞANIYOR
Sağlık sistemindeki sorunların başında vatandaşların doktorlara ve poliklinik hizmetlerine erişimde yaşadığı güçlüklerin geldiğini belirten Akpınar, bazı randevuların dört ila altı ay sonrasına verildiğine dikkat çekti. Polikliniklerde yer bulamayan vatandaşların acil servislere yönelmesinin hem sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını hem de acil hizmetlerin işleyişini zorlaştırdığını ifade etti.
Acil servislerde trafik kazaları, kalp krizleri ve hayati tehlike taşıyan vakalarla ilgilenildiğini hatırlatan Akpınar, poliklinik hizmetlerinin yetersizliğinin bu birimlerdeki yoğunluğu artırdığını söyledi. Vatandaşların uzun bekleme süreleri nedeniyle sağlık çalışanlarıyla karşı karşıya gelebildiğini belirten Akpınar, sorunun yalnızca sağlık çalışanlarının yoğunluğuyla açıklanamayacağını, hizmetlerin nasıl planlandığının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Bazı branşlarda yeterli sayıda doktor bulunduğunu ifade eden Akpınar, doktorların aynı saatlerde çalışması yerine dönüşümlü veya çift vardiyalı bir sistemin değerlendirilebileceğini belirtti.
Akpınar, poliklinik saatlerinin 18.00’e kadar uzatılması ya da doktorların gruplara ayrılarak farklı vardiyalarda çalıştırılmasıyla hizmet kapasitesinin artırılabileceğini dile getirdi. Sağlık personelinin görev dağılımı ve çalışma saatlerinin verimlilik esasına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
CİHAZLAR VAR AMA İNSAN KAYNAĞI VE PLANLAMA EKSİK
Yeni Girne Hastanesi’ni örnek gösteren Akpınar, Türkiye’den önemli tıbbi cihazların getirildiğini ancak bu yatırımların etkin biçimde kullanılabilmesi için gerekli personel ve teknik altyapının da eş zamanlı hazırlanması gerektiğini söyledi.
Anjiyo cihazının kullanımına ilişkin sorunlara dikkat çeken Akpınar, cihazların hazır olmasının tek başına yeterli olmadığını; eğitimli personel, teknik destek ve organizasyonun da sağlanması gerektiğini belirtti. Hastane taşınmadan önce gerekli hazırlıklar tamamlanmış olsaydı MR ve diğer görüntüleme hizmetlerinin daha erken başlatılabileceğini ifade eden Akpınar, süreçle ilgili hastane ekibi, inşaatı yapanlar, mimar ve bakanlıkla görüştüğünü anlattı. Akpınar, asıl sorunun planlama ve organizasyon aşamasında standartların yeterince oluşturulmaması olduğunu kaydetti.
Ülkenin kısıtlı kaynaklarla hizmet üretmeye çalıştığını hatırlatan Akpınar, sağlık alanındaki ilaç eksiklikleri ve yaşanan ilaç krizlerinin yanında mevcut kaynakların verimli kullanılmasının da öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Kaynak yaratma çabalarının israfı önleme politikalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Akpınar, insan kaynağının ve mevcut teknolojik imkânların doğru organize edilmesinin sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağını ifade etti.
İNSAN KAYNAĞINI PARTİCİLİĞE DEĞİL, ÇÖZÜME YÖNLENDİRMELİYİZ
Ülkenin küçük bir ada devleti olmasının hızlı karar alma ve uygulama açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten Akpınar, bu avantajın yeterince değerlendirilemediğini dile getirdi. İnsan kaynaklarının partizanlık ve siyasi rant arayışları nedeniyle verimsizliğe sürüklenmemesi gerektiğini kaydeden Akpınar, daha fazla sorumluluk alan, inisiyatif kullanabilen ve çözüm üretebilen bir kamu yönetimi anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Ülke sorunlarının yalnızca tespit edilmesinin yeterli olmadığını belirten Akpınar, üretilen çözümlerin uygulanması, devamlılığının sağlanması ve günlük takibinin yapılmasının önemine işaret etti. Planlamanın yalnızca yıllık bütçeler ve satın alınacak cihazlarla sınırlı tutulamayacağını vurgulayan Akpınar, her yatırımın gerekli personel, eğitim ve teknik altyapıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade etti.




