İçeriğe geç
Haberler

Tacan Reynar: Hayvanları korumak yalnızca ceza yazmak değildir; kayıt, denetim ve sorumluluk gerekir

''Ülkemizde hayvanları koruyan yasalar var. Ancak asıl mesele, bu yasaların gerçekten işletilmesi. Hayvanları koruyan sistem; kayıt, denetim, sorumluluk ve şiddetin tekrarını önleyecek güçlü bir hukuk düzeniyle kurulmalı.''

Melihat HaksızBasın Açıklamaları

Tacan Reynar: Hayvanları korumak yalnızca ceza yazmak değildir; kayıt, denetim ve sorumluluk gerekir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, KKTC’de hayvanların korunmasına yönelik yasal düzenlemeler bulunmasına rağmen asıl meselenin mevcut yasaların etkin biçimde uygulanması olduğunu belirtti.

Reynar, hayvan refahı alanında mevzuat bulunduğuna dikkat çekerek, “Yasalar var ancak temel sorunumuz şu: Yasaları gerçekten çalıştırıyor muyuz?” sorusunu gündeme taşıdı.

Hayvanların kayıt altına alınmasından belediyelerin kısırlaştırma ve aşılama çalışmalarına, barınakların durumundan kötü muamele ihbarlarının soruşturulmasına kadar birçok konuda düzenli ve ölçülebilir verilere ihtiyaç bulunduğunu belirten Reynar, sistemin işleyip işlemediğinin ancak bu verilerin kamuoyuyla paylaşılmasıyla ortaya konabileceğini ifade etti.

Reynar, bu çerçevede hayvanların korunmasına ilişkin üç somut hukuk reformu önerisi ortaya koydu.

Her kedi ve köpek kayıt altında olsun

Reynar’ın ilk önerisi, sahipli kedi ve köpeklerin zorunlu olarak kayıt altına alınması oldu.

Mevzuatta hayvanların kayıt altına alınmasına ilişkin düzenlemeler bulunduğunu belirten Reynar, uygulamanın daha açık ve zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Her sahipli kedi ve köpeğe mikroçip takılması ve merkezi bir sisteme kaydedilmesi gerektiğini belirten Reynar, hayvanın satılması, sahiplendirilmesi veya sahibinin değişmesi halinde kayıtların da güncellenmesi gerektiğini kaydetti.

Hayvanın sokağa terk edilmesi halinde mikroçip üzerinden sahibine ulaşılabilmesinin önemine dikkat çeken Reynar, hayvan sahiplenmenin yalnızca duygusal bir bağ değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran bir süreç olması gerektiğini belirtti.

Reynar, hayvanların sahiplenildikten sonra sokağa bırakılmasının herhangi bir sonuç doğurmadığı yönündeki anlayışın değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kamu görevi varsa, hesabı da olmalıdır

Reynar’ın ikinci önerisi ise belediyelerin hayvan refahı alanındaki çalışmalarının düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanması oldu.

Hayvan Refahı Yasası kapsamında belediyelerin başıboş hayvanların korunması, kısırlaştırılması, aşılanması, barındırılması ve sahiplendirilmesi konusunda sorumlulukları bulunduğunu belirten Reynar, her belediyenin yılda en az bir kez kamuoyuna açık şekilde faaliyet ve harcama bilgilerini paylaşması gerektiğini söyledi.

Reynar, belediyelerin;

* kaç hayvanı kısırlaştırdığını, * kaç hayvanı aşıladığını, * kaç hayvanı sahiplendirdiğini, * barınaklarında kaç hayvan bulunduğunu, * barınakların kapasitesinin ne olduğunu, * hayvan refahı için ne kadar bütçe ayırdığını ve bu bütçenin nasıl kullanıldığını

açıklaması gerektiğini belirtti.

Bu veriler açıklanmadığı sürece hayvan refahı alanındaki çalışmaların başarı veya başarısızlığının ölçülemeyeceğini ifade eden Reynar, “Kamu görevi varsa, hesabı da olmalıdır” dedi.

Ağır şiddet uygulayana hayvan sahibi olma yasağı

Reynar’ın üçüncü önerisi ise hayvanlara karşı ağır şiddet uyguladığı mahkeme tarafından sabit görülen kişilerin yeniden hayvan sahibi olmasının engellenmesi oldu.

2025 yılında yapılan Ceza Yasası değişiklikleriyle hayvanların terk edilmesi de dahil olmak üzere çeşitli fiillerin suç kapsamına alındığı görülüyor. Mevcut düzenlemede, kayıt veya bakım yükümlülüğü bulunan hayvanın terk edilmesi suç olarak düzenlenirken, hayvanın barınma, gıda veya su ihtiyacını karşılayamayacağı ıssız bir yere terk edilmesi daha ağır bir suç olarak düzenlenmiş durumda.

Reynar, bu düzenlemelerin önemli olduğunu ancak koruma sisteminin yalnızca hapis veya para cezasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

Mahkemelerin, hayvana karşı ağır bir suç işlediği sabit olan kişiler hakkında belirli bir süreyle hayvan sahibi olma ve hayvan bulundurma yasağı verebilmesinin de mümkün hale getirilmesini öneren Reynar, ağır ve tekrarlanan vakalarda bu yasağın daha uzun süreli uygulanabilmesi gerektiğini ifade etti.

Reynar, bir hayvana ağır şiddet uyguladığı mahkeme kararıyla belirlenen kişinin kısa süre sonra başka bir hayvan edinmesinin önüne geçilmesinin de koruma sisteminin bir parçası olması gerektiğini belirtti.

“Hayvanları korumak yalnızca ceza yazmak değildir” diyen Reynar, etkili bir sistem için kayıt tutulması, denetim yapılması, sorumluların tespit edilmesi, belediyelerin hesap vermesi ve şiddetin tekrarının önlenmesi gerektiğini vurguladı.

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nün yalnızca hayvanların hatırlandığı bir gün olarak kalmaması gerektiğini belirten Reynar, hayvanlara yönelik korumanın hukuka, denetime ve sorumluluğa dayalı sürekli bir sisteme dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Son haberler