‘’Gençleri seçim zamanı hatırlıyorlar, emekliyi hayat pahalılığında unutuyorlar’’
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Kanal Sim’de Serhat İncirli’nin konuğu olduğu programda hükümetin yönetim anlayışını, hayat pahalılığını, liyakatsizliği ve sosyal devlet alanındaki sorunları sert sözlerle eleştirdi. “Bu memleketin kanını emdiler” diyen Çeler, TDP’nin Meclis’e yalnızca temsil edilmek için değil, yapılanların hesabını sormak ve halkın sesini yeniden duyurmak için dönmeyi hedeflediğini vurguladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dönemindeki icraatlarını da anlatan Çeler, ilaç ödemelerinde otomasyon sistemine geçilmesinden sosyal hizmet kadrolarının güçlendirilmesine kadar atılan adımları hatırlatarak, “Bu memleketi ayrıştırdılar, biz birleştirecek ve hesap soracağız” mesajı verdi.
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, Kanal Sim’de Serhat İncirli’nin hazırlayıp sunduğu programda 6 Aralık seçimlerine yönelik hazırlıkları ve ülkenin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Son dört buçuk yılda yaşananların toplumda yarattığı rahatsızlığa dikkat çeken Çeler, siyasetin halktan uzaklaştığını, kamu yönetiminde liyakat ve hesap verebilirliğin zayıfladığını belirtti.
TDP’nin milletvekili aday adaylarının, seçim programının ve manifestosunun hazır olduğunu ifade eden Çeler, partinin seçime bir ekip olarak hazırlandığını vurguladı. Aday sıralamasından çok ortak sorumluluk ve topluma sunulan vizyonun önemli olduğunu kaydeden Çeler, “Bu ak güvercini yeniden uçurup halkın içinden çıkmış insanları seçtik. Pırıl pırıl bir kadroyla seçime hazırız” dedi.
Ata yadigarıdır diye oy vermek ülkeyi batırır
Siyasetin geçmişten gelen parti bağlılıkları ve kişisel menfaatler üzerinden değerlendirilmesini eleştiren Çeler, seçmenin siyasi tercihini yalnızca alışkanlıklarla değil, yapılan icraatlar ve verilen sözlerin ne ölçüde yerine getirildiği üzerinden yapması gerektiğini söyledi.
Çeler, hükümetin gençleri ve emeklileri seçim dönemleri dışında yeterince dikkate almadığını belirterek, hayat pahalılığı karşısında alım gücü gerileyen emeklilerin seçim yaklaşırken yapılan maddi yardımlarla hatırlanmasını eleştirdi.
Gençlerin istihdam, barınma ve gelecek kaygılarıyla karşı karşıya bırakıldığını, buna rağmen kalıcı politikalar yerine seçim döneminde gündeme gelen uygulamaların öne çıktığını ifade eden Çeler, siyasetin vatandaşın gerçek ihtiyaçlarına cevap vermesi gerektiğini vurguladı.
“Gençlerin yanında durma ama seçim zamanı hatırla, arsa dağıt. Hayat pahalılaşırken emeklileri hatırlama ama seçim zamanı gelince 40 bin lira vererek oy satın almaya çalış. Bu böyle olmaz” diyen Çeler, kamu kaynaklarının siyasi hesaplarla değil, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması gerektiğini belirtti.
Çeler, siyasi partilerin geçmişte yaptıklarının ve bugün vaat ettiklerinin sorgulanmasının önemine dikkat çekerek, TDP’nin dürüstlük, liyakat ve hesap verebilirlik ilkelerinden taviz vermeyeceğini kaydetti.
İlaç ödemelerinde otomasyon dönemi: eczacıların alacakları için sistem kurduk, bozdular
Çeler’in programda öne çıkardığı başlıklardan biri, 2 Şubat 2018 ile 22 Mayıs 2019 tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yürüttüğü dönemde Sosyal Sigortalar üzerinden gerçekleştirilen ilaç ödemeleri oldu. Bakanlığın dönem arşivinde yer alan açıklamalar, eczacıların geçmişten biriken alacakları ve reçete işlemlerinde yaşanan gecikmelerin o dönemde önemli bir sorun olarak gündeme geldiğini gösteriyor.
Çeler, göreve geldiğinde eczacıların Sosyal Sigortalar’dan alacaklarının uzun süredir ödenmediğini, reçetelerin kontrolünde personel eksikliği yaşandığını ve işlemlerin dijital otomasyon yerine büyük ölçüde elle yürütüldüğünü anlattı. Eczacıların yaşadığı mali sıkıntıların giderilmesi ve sigortalıların ilaç hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması için hem biriken ödemelerin hızlandırılmasına hem de sistemin yeniden düzenlenmesine odaklandıklarını belirtti.
Dönemin resmi açıklamalarına göre Bakanlık, Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda reçete ve ödeme işlemlerini kapsayan otomasyon sistemini devreye almak için adım attı. Bakanlığın 2018’de yayımladığı bilgilendirmede, eczanelere yapılan ilaç ödemelerinin 30 iş günü içinde gerçekleştirilmesinin hedeflendiği, otomasyon sayesinde sigortalıların Sosyal Sigortalar Dairesi’ne giderek sağlık karnelerini uzatma zorunluluğunun da ortadan kaldırıldığı belirtildi.
Bu düzenlemeler yalnızca ödeme süreçleriyle sınırlı kalmadı. Bakanlığın 2018 tarihli başka bir açıklamasında, Sosyal Sigortalar’ın ilaç listesinin de güncellendiği, piyasadan kalkmış veya üretimi durmuş ilaçların listeden çıkarıldığı ve en fazla talep edilen 50 ilacın listeye eklenmesinin planlandığı duyuruldu. Aynı açıklamada, eczaneler üzerinden temin edilen ilaçların ücretlerinin daha hızlı ödenmesi için yeni uygulamanın 1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girmesinin hedeflendiği kaydedildi.
Çeler, programda bu dönemde biriken reçetelerin temizlenmesi ve ödemelerin hızlandırılması için ek mesailer yürütüldüğünü, vatandaşların aynı sorunları tekrar yaşamaması amacıyla teknik altyapı oluşturduklarını ifade etti. Kendisinden sonra göreve gelen hükümet döneminde kurulan sistemin bozulduğunu ve vatandaşların yeniden mağdur edildiğini ileri süren Çeler, kamu yönetiminde geçici çözümler yerine kalıcı mekanizmalar kurulması gerektiğini vurguladı.
Çeler’in bu konudaki yaklaşımı, kamu hizmetlerinin kişilerin insafına bırakılmadan işleyen bir sisteme bağlanması gerektiği yönünde oldu. Eczacıların ödemelerini zamanında alması, sigortalıların reçete işlemlerini daha kolay yapabilmesi ve ilaç listesinin ihtiyaçlara göre güncellenmesi, dönemin resmî açıklamalarında da yer alan somut uygulamalar arasında bulunuyor.
Torpil sistemiyle liyakatsizlik kabul edilemez
Kamu yönetimindeki partizanlık ve adam kayırmacılık uygulamalarını eleştiren Çeler, liyakatin devlet yönetiminin temel ilkesi olması gerektiğini söyledi. Kamu kurumlarının kişisel veya siyasi yakınlıklara göre değil, bilgi, deneyim ve yeterlilik esas alınarak yönetilmesi gerektiğini belirten Çeler, yetişmiş insan kaynağının etkin biçimde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Çeler’in bakanlık dönemine ilişkin kamuya açık icraat kayıtlarında, yalnızca ilaç ödemeleri değil, çalışma yaşamı ve sosyal hizmetler alanındaki personel kapasitesinin artırılması da yer alıyor. Mayıs 2019’da görev dönemini değerlendiren açıklamasında Çeler, Çalışma Dairesi’ne 14 müfettiş, Sosyal Hizmetler Dairesi’ne 13 sosyal hizmet memuru ve bir sözleşmeli uzman alındığını; Sosyal Sigortalar Dairesi’nde ise dört yeni kadrolu personelin istihdam edildiğini ve dört geçici personelin kadroya alındığını belirtmişti.
Aynı açıklamada, görev süresinin son bir yılında asgari ücretin üç ayrı düzenlemeyle toplam brüt 975 TL artırıldığı ve Çalışma Dairesi tarafından 411 inşaatın iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetlendiği bilgileri de paylaşılmıştı. Bunlar, Çeler’in bakanlık döneminde çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanında attığını belirttiği adımlar arasında yer alıyor.
Çeler, siyasetin makam ve koltuk üzerinden şekillenmesinin toplumun sorunlarını derinleştirdiğini ifade ederek, kamu yönetiminde liyakat ve hesap verebilirliğin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Gençler için dijital ekonomi ve yeni istihdam alanları
Programda TDP Genel Sekreteri Redif Ekinci’nin dijital oyun sektörüyle ilgili çalışmalarına da değinen Çeler, yeni ekonomik alanların geliştirilmesinin gençlerin ülkede kalabilmesi açısından önem taşıdığını söyledi.
Dijital oyun sektörünün uluslararası ölçekte gelir ve istihdam yaratan bir alan olduğunu belirten Çeler, gençlerin bu sektörde üretim yapabileceği, uluslararası pazarlara açılabileceği ve ülkeye ekonomik değer kazandırabileceği bir ortam oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Gençlerin yalnızca mevcut iş olanakları arasında seçim yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Çeler, yeni sektörlerin teşvik edilmesinin beyin göçünü azaltmaya ve gençlerin kendi geleceklerini ülkede kurmalarına katkı sağlayabileceğini kaydetti.
TDP’nin hedefinin, gençlere yeni ekonomik alanlar açan ve üretime dayalı kalkınmayı destekleyen politikalar geliştirmek olduğunu belirten Çeler, dijital ekonominin ülkenin geleceği açısından değerlendirilmesi gereken önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi.
Sosyal devlet anlayışı olmayan bir ülke haline geldik
Sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinde yaşanan sorunlara da değinen Çeler, insanların ilaç bulmakta ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir ortamda sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çeler, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik hizmetlerinin herkes için erişilebilir olmasının devletin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu ifade ederek, kamu kaynaklarının toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılmasının önemini vurguladı.
Sosyal devletin yalnızca yardım dağıtmakla sınırlı olmadığını; vatandaşın sağlık hizmetine erişebilmesini, emekçinin haklarının korunmasını ve ihtiyaç duyan kesimlerin desteklenmesini de kapsadığını belirten Çeler, kalıcı çözümlerin planlı ve sürdürülebilir politikalarla mümkün olabileceğini kaydetti.
Siyasetin zehirine kapılmadık, kapılmayacağız
Siyasi mücadelenin kendisine dürüst kalmanın ve insan olmanın önemini öğrettiğini söyleyen Çeler, makamın ve gücün siyasetin asıl amacının önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti.
Siyasette hesap sorulmasının ve verilen sözlerin takip edilmesinin önemine dikkat çeken Çeler, TDP’nin cumhurbaşkanlığı ve yerel seçimlerde kurduğu iş birliklerinin toplumsal yarar amacı taşıdığını belirtti. Bu iş birliklerinden pişmanlık duymadıklarını ifade eden Çeler, siyasi çalışmaların temel ölçütünün halkın refahı olması gerektiğini söyledi.
TDP’nin 6 Aralık seçimlerine aday kadrosu, programı ve manifestosuyla hazırlandığını yineleyen Çeler, Meclis’e dönüş hedeflerinin ülkenin sorunlarına çözüm üretmek ve kamu yönetiminde hesap verebilirliği güçlendirmek olduğunu kaydetti.
Çeler, “Bu memleketi ayrıştırdılar, biz birleştirecek ve hesap soracağız” mesajını yineleyerek, seçim sürecinden ekibiyle birlikte alnının akıyla çıkmayı hedeflediklerini belirtti.




