“Hassasiyet Belirttiğimiz Noktalar Değişti, Bu Protokolü Kabul Edemeyiz”

“Hassasiyet Belirttiğimiz Noktalar Değişti, Bu Protokolü Kabul Edemeyiz”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, bugün Meclis’te “KKTC-TC Arasında Kültürel İşbirliği Protokolü’nün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısının görüşülmesi sırasında söz alarak değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Meclis’te dün yaşanan nisap krizinin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Özyiğit, anjiyo olan Bakan Koral Çağman’a da geçmiş olsun dileklerini iletti. Tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramını da kutlayarak, hizmetlerine teşekkür eden Özyiğit, kullanımı durdurulan Astrazeneca aşıları konusunda Sağlık Bakanlığı ve doktorlardan farklı açıklamalar geldiğini ifade ederek, bu konuda net açıklama beklediklerini kaydetti.

Ek mesai sorununa da değinen Özyiğit, kamu reformu yapılması ve belli alanlarda vardiya sistemine geçilip, ek mesai hizmetlerinin azaltılması gerektiğini, aksi halde ek mesai ücretlerinin düşürülmesiyle bu sorunun çözülemeyeceğini kaydetti. Cemal Özyiğit, sendikalar konusunda demokrasi adına tehlikeli adımlar atılmaya çalışıldığını, bunların doğru olmadığını ifade ederek, Türkiye ile imzalanan protokole bu konuların girmesinin de yanlış olduğunu anlattı.

KKTC-TC Arasında Kültürel İşbirliği Protokolü’nün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısına yönelik ise Özyiğit, kültürün önemli olduğunu, örneğin Doğuş Özokutan isimli bir gencin “Teslimat” isimli filminin dünya genelinde gösterime girdiğini, şimdi de Şili’de Oscar adaylığına girdiğini ifade ederek, “Kültür
Bakanlığı’nın bunu izleyip izlemediğini” sordu.

Söz konusu protokolün kendilerinin hükümet olduğu dönemde başlatıldığına, ancak kendi başlattıkları çalışma ile imzalanan arasında farklılıklar bulunduğuna dikkat çeken Özyiğit, hassasiyet belirttikleri noktaların değiştiğini, bunu kabul edemeyeceklerini söyledi.

Anlaşma ile bazı yetkilerin Yunus Emre Enstitüsü’ne devredildiğini, bunun doğru olmadığını ifade eden Özyiğit, Yunus Emre Enstitüsü’nün yaptığı bazı çalışmaların Yunus Emre’nin ilke, değer ve fikirleriyle hiç alakası olmadığını söyledi. Özyiğit farklı misyonları olan Yunus Emre Enstitüsünün bu protokolde yer almalarını doğru bulmadıklarını kaydetti.

Protokolü madde madde değerlendiren ve görüşlerini dile getiren Özyiğit, yazar ve sanatçılarımızın eserlerinin Türkiye’deki kütüphanelerde yer almasını özellikle kendilerinin de ısrarlı olduğunu, ancak arşiv kayıtlarının kopyalanıp verilmesini yanlış gördüğünü söyledi. 14. maddeye yönelik de değerlendirmelerde bulunan Özyiğit, bu maddede niye ısrarla sadece Osmanlı Dönemi vurgusu yapıldığını sordu.

İmzalanan her protokolde Kıbrıs Türk halkına ait değer ve kurumları devretme anlayışının hakim olduğunu, bunun son örneklerinin eğitim alanında imzalanan protokolde de görüldüğünü, Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesinin, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesine devredildiğini anımsatan Özyiğit, imzalanan protokolde bir süre sonra arazi ve bina devriyle ilgili de bir protokol imzalanacağının olduğunu anımsatarak Eğitim Bakanı’ndan konuyla ilgili açıklama istedi. Kıbrıs Türk toplumunun geçmişi, tarihi ve var oluş kavgasını da bilerek, arşivleri, binaları, arazilerinin korunmasını, eğitimin geleceğe demokratik, laik, bilim ve teknoloji ile yürümesi gerektiğini belirten Özyiğit, Kıbrıs Türkü’nün laik, demokratik inançlarına aykırı unsurlar içeren bu Yasa Tasarısına onay vermeyeceklerini ve uygulanmaması için de mücadele edeceklerini kaydetti.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

6 − 1 =

“Hassasiyet Belirttiğimiz Noktalar Değişti, Bu Protokolü Kabul Edemeyiz”
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş