TDP’den Kıbrıs Konusuyla İlgili Öneriler

TDP’den Kıbrıs Konusuyla İlgili Öneriler

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Kıbrıs konusundaki görüş ve önerilerini düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı. Genel Başkan Cemal Özyiğit ve parti yetkililerinin katılımıyla Meclis Mavi Salonu’nda bugün gerçekleştirilen toplantıda, TDP Parti Meclisi’nde oy birliği ile onaylanan görüş ve öneriler basın mensupları ve toplumla paylaşıldı.

1. Sn. Mustafa Akıncı ve heyetinin son iki yıllık müzakere sürecinde, son olarak da Crans Montana zirvesinde ortaya koyduğu pro-aktif duruş, adil ve kalıcı bir çözüme varılması yönündeki kararlılık ve bu yönde attığı adımlar, tüm taraflarca açık ve net bir şekilde gözlemlenmiş, bizlerin de desteğini almıştır.

2. Bir AB ülkesi olan Kıbrıs adasının bölünmüş yapısı, alınan kararların ve muktesebatın adanın Kuzey’inde uygulanmaması, Kıbrıs’taki statükonun devam ettiğinin göstergesidir.11 Şubat 2014 ortak metninde de tarafların ortaya koyduğu ‘Kıbrıs’taki mevcut durumun sürdürülemez’ olduğu gerçeğinden hareketle, karşılıklı kabul edilebilir bir siyasi çözüme ihtiyaç duyulduğu ortadadır.

3. TDP Parti Meclisi, Crans Montana sürecini, beklenen sonuca ulaşılamamışsa da, tüm tarafların uzun bir aradan sonra Kıbrıs konusu ile ilgili tüm konularda pozisyonlarını ortaya koyması ve özellikle siyasi eşitlik ve garantiler konusunda belirli yakınlaşmaları sağlaması açısından değerli bulmaktadır. Kıbrıs sorunu köklü ve kemikleşmiş bazı farklılıkları içerisinde barındırmaktadır ve bunları çözmek elbette ki belirli bir süreç almaktadır. Nitekim bugüne kadar sağlanan ilerlemeler kimse tarafından gözardı edilemez. 11 Şubat 2014 ortak açıklaması ve son 2 yılda sağlanan ilerlemeler temelinde bir çözüm için halen güçlü bir zemin mevcuttur.

4. TDP Parti Meclisi, gelinen aşamada adadaki mevcut durumun kabul edilebilir olmadığı gerçeğinden hareketle; iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve uluslararası tek kimlik öğelerini içeren federal bir çözüm yönündeki vizyonun kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğine inanmaktadır.

5. TDP Parti Meclisi, Kıbrıs Konusu ile ilgili hiçbir parametrenin ne Kıbrıslı Türkler, ne de Kıbrıslı Rumlar tarafından tek taraflı olarak değiştirilemeyeceği gerçeğinin bilinci ile Kıbrıslı Türklerin ‘azınlık’, ‘ilhak’ ve ‘asimile’ olacağı (dönüştürüleceği) tüm formülleri reddeder. TDP, mevcut yapıda federal çözümü mümkün olan en iyi seçenek olarak görür.

6. TDP, Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik, sosyal ve siyasal çıkmazların tamamıyla Kıbrıs Konusu ile ilintili olduğu düşüncesini reddeder. Buna göre, Kıbrıs Sorunu’nun çözümü, toplumsal ve kurumsal bir dönüşümün sadece önemli bir lokomotifi olacaktır. Dönüşüm için yönetimsel niteliğe, vizyona ve etik değerlere ihtiyaç vardır. Toplumcu Demokrasi Partisi de kendi kendini yönetebilen, Türkiye Cumhuriyeti ile karşılıklı ve eşit düzeyde saygı ve dayanışma temelinde ilişkiler kurabilen, üretimi ve demokrasisi kurumsallaşmış kökten bir toplumsal dönüşüm için gerekli adımları atmaya kararlıdır. Toplumsal dönüşüm, hiç şüphesiz, adil ve sürdürülebilir bir çözüme de olumlu katkı sağlayacaktır.

7. TDP Parti Meclisi, Kıbrıs konusunda ve Kıbrıslı Türklerin toplumsal statüsünde bazı normalleşmelerin gerçekleşebilmesi için belirli adımların ilgili taraflarca atılması için çağrı yapar. Buna göre;

a. İki liderin bugüne dek ortaya koyduğu çalışmanın ve aradaki ayrılıklara rağmen, sağlanan yakınlaşmaların heba olmaması adına en akılcı adımlarla bu noktaya kadar gelen müzakerelerin bir çözümle sonuçlanması için gerekli zemin tüm taraflarca sağlanmalıdır.

b. Buna paralel olarak, hem siyasal çözümü hızlandıracak, hem de iki toplumun güven ve dayanışma duygusunu ve federal kültürü geliştirecek, sosyal ve ekonomik anlamda samimi bağlar kuracak güven yaratıcı önlemler çerçevesinde ileri adımlar atılmalıdır.

c. Kıbrıs açıklarında sürmekte olan hidrokarbon çalışmalarının mevcut haliyle bölgede bir barışa hizmet etmediği ortadadır. Taraflar, bu çalışmaların adada yeni bir kriz ortamı yaratmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınmalıdır. Aksi halde, Ortadoğu’daki dengesizlik ve çatışma ortamının adaya taşınma riski mevcuttur. Kıbrıs’ın doğal kaynakları tüm Kıbrıslıların ortak değeridir. Bu anlamda bu değerler üzerinde tüm Kıbrıslıların sadece kar ortağı değil, söz sahibi olacağı ve ortak hareket edeceği yeni bir zemin için somut adımlar atılmalıdır.

d. Yeşil Hat Tüzüğü’nün yeniden gözden geçirilip kapsamının geliştirilmesi ile eşzamanlı olarak, Avrupa Birliği denetiminde oluşturulacak ortak bir yapı ve yeni bir mevzuatla, karşılıklı olarak limanların kullanımının kolaylaştırılması, hem Kıbrıslı Türklerin üretimine fayda sağlayıp dünyaya açılmasını kolaylaştıracak, hem de adadaki ticari ilişkilerin güçlenmesini sağlayacaktır.

e. Maraş yeniden planlanmalı, bu çerçevede; fizibilite ve tespit raporları, uluslar arası gözetimde iki toplum temsilcilerinin yer alacağı ekip tarafından yapılmalıdır. Maraş, ganimet düzenine değil, çözüme hizmet edecek şekilde planlanmalıdır.

f. Gerek çözüme kadar olan süre içerisinde, gerekse de çözümden sonra toplumlararası işbirliği ve ortaklaşmanın sağlanarak içselleştirilmesi için Barış kültürüne gereksinim vardır. Bu kültürün oluşturulması için eğitim başta olmak üzere yaşamın her alanında çalışma başlatılmalıdır.

g. Bugüne dek iki kesim arasında oluşturulan ortak teknik komiteler, toplumların ortak ihtiyaçlarını karşılayacak, özerk yapıları oluşturmayı misyon edinmelidir.

h. Mülteciler konusundaki işbirliğinin daha etkin bir yapıya kavuşturulması ve mülteci transferlerine meşru bir zemin kazandırılması amacıyla ortak bir ‘Mülteci Komitesi’ kurulmalıdır.

ı. Kıbrıs’ın kuzeyinde kalan Maronit köyleri yasal sahiplerine iade edilmeli ve Maronitler’in köylerine dönmelerine olanak sağlanmalıdır.

j- Annan Planına “Evet” diyen ve son dönemde de adanın yeniden birleştirilmesi için liderlik bazında önemli bir kararlılık gösteren Kıbrıslı Türkler için mevcut durumun sürdürülebilir olmadığı tüm taraflarca algılanmalıdır. Kıbrıslı Türklerin olası bir çözüme hazır olabilmesi için, AB ile ortak bir masa kurulmalı ve bu yönde gerekli çalışmalar başlatılmalıdır. Öte yandan olası bir çözüme kadar da uluslar arası camiayla ilişkileri geliştirilmeli ve belli bir düzeye oturtulmalıdır. Bu bağlamda, Kıbrıslı Türklerin temel insan hak ve hukukundan yararlanabilmeleri için, uluslar arası alanda her türlü mücadele verilecektir.

k- AB’nin birimleri ile başlatılan ilişkiler geliştirilerek sürdürülmeli, bu birimler de Kıbrıs’ta taraflar arasındaki ekonomik ve yapısal eşitsizlikleri, ‘Kıbrıs’ta çözüme katkı sağlayacak şekilde’ ortadan kaldırarak yeniden düzenlenmeli. Bunun yanı sıra AB Parlamentosundaki iki üyelik de ısrarla talep edilmelidir.

l- Tüm bunlarla birlikte, siyasal ve toplumsal yaşamımızı geliştirmek ve tüm yönleri ile çözüme hazır olabilmek için birçok konuda adım atmak elzem bir gerekliliktir. Sivil-demokratik bir rejime dönüşmek için, geçici 10. maddenin kaldırılması dahil, bir Anayasa değişikliğine gidilmesi, kendi kurumlarımızı kendimizin yöneteceği bir yapıya ulaşılması, muhaceret yasasının uygulanması, keyfi ve usulsüz vatandaşlıkların durdurulması, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomiye sahip olunabilmesi için toplumsal seferberlik başlatılmalıdır.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

one × 2 =

TDP’den Kıbrıs Konusuyla İlgili Öneriler
Sesimizi duyur!
Sen de ses ver!
Paylaş Tweetle Paylaş