TDP’nin siyasal anlayışının merkezinde sosyal devlet ilkesi bulunmaktadır. Sosyal devlet, vatandaşların temel ihtiyaçlarını eşit ve erişilebilir biçimde karşılamayı taahhüt eden devlettir. Eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenlik gibi hizmetler bir ayrıcalık değil, herkes için vazgeçilmez haklardır. Kuzey Kıbrıs’ta toplumsal yapının güçlenmesi, refahın adil paylaşılması ve yoksulluğun önlenmesi için sosyal politikaları kararlılıkla uygulayacağız. Hiçbir yurttaşımızın aç ve açıkta kalmamasını, herkesin insana yakışır bir yaşam sürmesini sağlamak devletin başlıca görevidir. TDP, “kimseyi geride bırakmama” prensibiyle hareket ederek eşit fırsatlar toplumu inşa etmeyi amaçlar.
Eğitimde Fırsat Eşitliği
Her çocuğun kaliteli eğitime erişim hakkı vardır. Kuzey Kıbrıs’ta eğitim ücretsiz ve kamusal bir hizmet olarak, en iyi şekilde sunulmalıdır. Okul öncesinden üniversiteye kadar eğitimin tüm kademelerinde fırsat eşitliğini sağlamak önceliğimizdir. İkamet edilen bölge, ailenin gelir durumu veya sosyo-ekonomik arkaplanı, çocuklarımızın iyi eğitim almasına engel teşkil etmemelidir. Bu amaçla, Devlet okullarının altyapı ve donanım eksikleri hızla giderilecek; bütün okullarda çağdaş standartlarda sınıflar, laboratuvarlar, kütüphaneler ve spor alanları bulunması sağlanacaktır. Kırsal kesimde veya dezavantajlı bölgelerdeki okullara pozitif ayrımcılık yapılarak ek kaynak ve öğretmen desteği verilecektir. Maddi zorluk yaşayan ailelerin çocuklarına eğitim hayatı boyunca destek sunulacak: Ücretsiz ders kitabı, öğle yemeği, kırtasiye malzemesi temini ve gerekirse okul ulaşımının ücretsiz sağlanması gibi adımlarla hiçbir çocuğun yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmasına izin verilmeyecektir. Özel gereksinimli çocukların eğitimi için kaynaştırma eğitimi ve özel eğitim merkezleri güçlendirilecek, her çocuğun yeteneğine ve ihtiyacına göre eğitim alması mümkün kılınacaktır.
Üniversite düzeyinde, başarılı fakat maddi imkanı kıt öğrencilere yönelik burs programları genişletilecektir. Her gencin yükseköğrenime devam edebilmesi için karşılıksız burslar, öğrenim kredileri ve uygun yurt imkanları sunulacak; “parası olan okur” anlayışı yerine “başarılı olan okur” anlayışı hakim kılınacaktır. Kamu üniversiteleri güçlendirilip yaygınlaştırılırken, özel üniversitelerin de burs kontenjanları artırmaları için teşvikler ve gerekirse yasal yükümlülükler getirilecektir. Eğitim, toplumsal mobilitenin anahtarıdır; TDP, eğitim yoluyla yoksul ailelerin çocuklarının daha iyi bir geleceğe ulaşabileceği bir sistem kurmayı hedefler.
Genel Sağlık Sigortası ve Sağlık Hizmetleri
Sağlık, bir insan hakkıdır ve herkes kaliteli sağlık hizmetine ücretsiz veya karşılanabilir koşullarda erişebilmelidir. TDP, Kuzey Kıbrıs’ta Genel Sağlık Sigortası sistemini hayata geçirecektir. Bu sistem ile her vatandaşa, gelirine ve statüsüne bakılmaksızın, kapsamlı bir sağlık güvencesi sağlanacaktır. Türkiye’de 2000’li yıllarda uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile herkesin sağlık sigortası kapsamına alınması, hizmetlerde memnuniyetin %39’dan %75’e çıkması gibi başarılar elde edilmiştir. Biz de benzer şekilde, sosyal sigortalar, devlet ve özel sağlık hizmetlerini bütünleştiren bir modeli kuracağız. Genel Sağlık Sigortası Fonu oluşturularak çalışanlardan, işverenlerden ve devlet katkısından oluşan kaynak havuzu yönetilecek; herkesin temel sağlık paketi bu fondan karşılanacaktır. Hiçbir vatandaş maddi imkansızlık nedeniyle tedavisiz kalmayacak, “paran yoksa tedavi yok” dönemi sona erecektir. Avustralya gibi ülkelerdeki evrensel sağlık sistemlerinde görüldüğü üzere, sağlık hizmetine ihtiyaç duyan biri ücret konusunu düşünmeksizin doktora veya hastaneye gidebilmektedir. Kuzey Kıbrıs’ta da benzer bir düzeni kurmak temel hedefimizdir: Acil durumlarda veya ciddi hastalıklarda, gereken tedavi sürecinin hiçbir aşamasında hastadan ücret talep edilmeyecektir. Medicare (genel sağlık sigortası) benzeri bu sistem, gelir düzeyi ne olursa olsun herkesin kaliteli sağlık hizmetine erişimini güvenceleyecektir. Sağlık hizmetleri bir ayrıcalık değil, kamusal bir haktır.
Sağlık altyapımızı güçlendirmek için kamu hastanelerine yatırımlar artırılacaktır. Mevcut hastanelerin fiziki kapasite ve donanımı geliştirilecek, yeni hastane ve sağlık merkezleri ihtiyaç olan bölgelere inşa edilecektir. Özellikle Girne ve İskele gibi nüfusu artan bölgelere tam teşekküllü yeni devlet hastaneleri planlanacaktır. Mevcut Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi başta olmak üzere tüm ana hastanelerde yoğun bakım üniteleri, onkoloji, kalp-damar cerrahisi gibi kritik bölümler güçlendirilecek; hastaların belli tedaviler için yurt dışına gitmek zorunda kalmasının önüne geçilecektir. Türkiye ile sağlık alanındaki iş birliği devam edecek ancak kendi kapasitemizi de artıracağız: İleri seviye bazı operasyonlar veya tedaviler (organ nakli, ileri kanser tedavileri gibi) için gerekirse Türkiye ve diğer ülkelerle anlaşmalar yapılarak hastalarımızın mağduriyeti önlenecek, uzun bekleme listeleri ortadan kaldırılacaktır.
Aile hekimliği sistemini tüm ülkeye yayacağız. Her mahalle veya köyde bir aile sağlığı merkezi kurarak, vatandaşlarımızın ilk basamak sağlık hizmetini kolayca almasını sağlayacağız. Aile hekimleri sayesinde koruyucu sağlık hizmetleri (aşılama, gebelik takibi, çocuk gelişimi, yaşlı takibi vb.) yaygınlaşacak, hastalıklar henüz başındayken tespit edilip önlenecektir. Bu aynı zamanda büyük hastanelerin yükünü azaltacaktır. Sağlıkta önleyici hizmetlere özellikle önem vereceğiz: Halk sağlığı kampanyaları ile sağlıklı yaşam bilinci oluşturulacak, okullarda hijyen ve sağlık eğitimi verilecektir. Bulaşıcı hastalıklara karşı güçlü bir takip ve aşılama sistemi kurulacak, COVID-19 tecrübesinden de dersler çıkararak salgın yönetimi protokolleri güncellenecektir.
Sağlık personelinin çalışma koşulları ve özlük hakları iyileştirilecek, böylece beyin göçünün önüne geçilecektir. Doktor, hemşire ve teknisyen açığını kapatmak için planlı kadro artırımları ve teşvik programları uygulanacak; genç sağlıkçıların kamuda istihdamı hızlandırılacaktır. Özel sağlık sektörünün de denetim ve iş birliği içinde çalışması sağlanacak; özel hastaneler genel sağlık sigortası sistemiyle entegre edilerek vatandaşların buralardan da ücretsiz yararlanabilmesinin önü açılacaktır. Böylece kamu-özel arasında iş birliğiyle toplam kapasite halka sunulacaktır. Ayrıca tele-tıp uygulamaları geliştirerek, özellikle uzak bölgelerdeki hastaların uzman hekimlere erişimini kolaylaştıracağız.
Sosyal Güvenlik ve Yoksullukla Mücadele
Sosyal devlet olmanın bir diğer boyutu, sosyal güvenlik sisteminin kapsayıcılığı ve etkinliğidir. Çalışan herkesin sosyal sigorta kapsamına alınması için kayıt dışı istihdamla mücadele ederken, mevcut sosyal güvenlik kurumlarının (Sosyal Sigortalar, İhtiyat Sandığı) mali yapısını güçlendireceğiz. Emekli maaşlarının zamanında ve tam ödenmesi için devlet gerekirse katkısını artıracak ancak öncelikle aktif sigortalı sayısını artırarak sistemin kendi kendini finanse etmesini sağlayacağız. Emeklilik reformu toplumla diyalog içinde ele alınacak; adil ve sürdürülebilir bir model kurulacaktır. Emeklilerin ve yaşlı nüfusun yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla sosyal tesisler, gündüz bakım evleri, evde bakım hizmetleri geliştirilecektir. Bakıma muhtaç yaşlılar ve özel gereksinimli bireylerler için yerel yönetimlerle iş birliği halinde evde sağlık ve bakım hizmetleri sunulacak, bu kesimlerin ailelerine destek verilecektir.
Yoksulluğu yapısal olarak azaltmak için sosyal yardım sistemimizi gözden geçireceğiz. Gerçek ihtiyaç sahiplerinin devlet desteğine kolay ve onur kırıcı olmayan bir süreçle ulaşabilmesi sağlanacak. Sosyal yardım miktarları, özellikle çocuklu aileler ve tek başına yaşayan yaşlılar için, insani yaşam seviyesine yükseltilecektir. Aile Destek Paketi adı altında, geliri belirli bir seviyenin altında kalan ailelere çocuk başına düzenli nakit desteği, gıda yardımı, yakacak yardımı gibi kalemleri içeren programlar uygulanacak. Bu yardımlar yapılırken hedeflemeyi iyi yapıp, suistimale izin vermeyecek bir takip sistemi kurulacaktır. Sosyal hizmet uzmanlarının sayısı artırılarak her mahallede ihtiyaç sahiplerinin durumu yakından izlenecek, yoksulluk döngüsünü kıracak müdahaleler (eğitim desteği, istihdam bağlantıları, psikososyal destek vb.) yapılacaktır.
Barınma Hakkı
Konut hakkı da temel bir sosyal haktır. Özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın insanca barınma koşullarına kavuşması için devlet gerekli tedbirleri alacaktır. TDP, sosyal konut projeleri başlatacaktır. Kamu arazilerinde, uygun finansman modelleriyle inşa edilecek sosyal konutlar, düşük gelirli ailelere uzun vadeli ve düşük taksitli satış veya kira yöntemleriyle sunulacaktır. Genç aileler, yeni evlenenler ve hiç evi olmayanlar bu projelerde önceliklendirilecektir. Mevcut konut stoğunda ciddi sıkıntı çeken kesimlerden biri de üniversite öğrencileridir; artan kiralar nedeniyle barınma sorunu yaşayan öğrencilere yönelik yurt yapımları ve kira destek programları uygulanacaktır. Kiraların fahiş artışlarla tırmanmasını önlemek üzere kira düzenlemeleri yapacağız: Büyük şehirlerde kiralara makul artış sınırları getirilmesi, depozito ve komisyon uygulamalarının düzenlenmesi gibi adımlarla kiracıları koruyacağız. Öte yandan konut kiralama piyasasında kayıt dışılık önlenecek, sözleşmeli ve yasal güvenceye dayalı bir düzen sağlanacaktır.
Köylerde ve kırsal bölgelerde gençlerin yerleşip kalmasını teşvik için kırsal kesim arsası programı devam ettirilecek ancak daha planlı ve adil şekilde uygulanacaktır. Köyünde kalıp ev yapmak isteyen gençlere, alt yapısı hazırlanmış arsalar şeffaf kriterlerle dağıtılacak, gerekli krediler sağlanacaktır. Mevcut eski konut stoğunun iyileştirilmesi için “evim yenileniyor” hibeleri vererek, özellikle deprem ve doğal afetlere karşı riskli eski evlerin güçlendirilmesini, gerekirse yenilenmesini destekleyeceğiz. Kimsenin yaşadığı ev çökmemeli, kimse çatısız kalmamalıdır. TDP, sosyal devlet sorumluluğu gereği barınma konusunda da vatandaşının yanında olacaktır.
Sosyal Hizmetler ve Özel Gruplar
Toplumumuzda özel politika gerektiren gruplar bulunmaktadır: özel gereksinimli bireyler, kimsesiz çocuklar, madde bağımlılığı ile mücadele eden gençler, şehit aileleri ve gaziler gibi. TDP, kapsayıcı sosyal politikalarla kimseyi dışlamayan bir yapı kuracaktır. özel gereksinimli vatandaşlarımız için erişilebilirlik her alanda sağlanacak; kamu binaları, yollar, kaldırımlar, toplu taşıma özel gereksinimli bireylere uygun hale getirilecektir. Eğitimden istihdama kadar özel gereksinimlilerin önündeki engelleri kaldırmak için kota uygulamaları, teşvikler ve özel eğitim programları sürdürülecek. Korumaya muhtaç çocuklarımız (öksüz, yetim veya aile yanında ihmal/istismar riski olanlar) için çocuk yuvaları ve sevgi evlerinin şartları iyileştirilecek, mümkünse koruyucu aile modelleri desteklenecektir.
Uyuşturucu gibi çağımızın sorunlarına karşı da sosyal devlet anlayışıyla yaklaşacağız
Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor, sanat, meslek edindirme gibi alanlara yönlendirecek programlar uygulayacağız. Madde bağımlısı olmuş bireylerin tedavisi ve topluma kazandırılması için rehabilitasyon merkezleri kapasitesi artırılacak, bu konuda uzmanlaşmış sağlık ve psikososyal destek ekipleri kurulacaktır. Şehit aileleri ve gazilerimize minnet borcumuzun gereği olarak, onların maddi-manevi her türlü sorununda yanlarında olacağız; istihdam, sağlık, psikolojik destek konularında özel hizmetler sunulacaktır.
Sonuç olarak, TDP dayanışmacı bir toplum modeli hedefler. Sosyal adalet olmadan gerçek bir demokrasi olamaz. Amacımız, zenginin de fakirin de kendini güvende hissettiği, kimsenin aç yatmadığı, eğitimden sağlığa herkesin aynı kalitede hizmete erişebildiği bir Kuzey Kıbrıs yaratmaktır. Sosyal devlet, toplumun tüm üyelerine onurlu bir yaşam sağlama sözüdür ve TDP bu sözü tutmak için kararlıdır.
