Kıbrıs Türk toplumunun varlığını geleceğe taşırken, bizi biz yapan kültürel değerlerimizi korumak ve geliştirmek önceliğimizdir. TDP, kültür ve sanatın bir toplumun ruhu olduğuna inanır. Kültürüne sahip çıkmayan, sanat üretmeyen bir toplum köklerini yitirir ve kimlik erozyonuna uğrar. Bizler, yüzlerce yıllık Kıbrıs Türk kültürel mirasının taşıyıcılarıyız: Dilimiz, müziğimiz, mutfağımız, gelenek-göreneklerimiz ve tarihimiz bu mirasın parçalarıdır. Öte yandan içinde yaşadığımız çağda kültür ve sanat, sadece geçmişin korunması değil, aynı zamanda yaratıcılığın ve yeniliğin alanıdır. TDP, sanatçıların özgürce üretebildiği, kültürel çeşitliliğin zenginlik kabul edildiği bir toplumsal ortam yaratmayı hedefler. Kimliğin özgürce yaşanması ise, her bireyin kendi dilini, inancını, dünya görüşünü barış içinde ifade edebilmesi demektir. Bu bölümde, kültür-sanat politikalarımız ile kimliğimize sahip çıkma vizyonumuzu ortaya koyacağız.
Kültürel Mirasın Korunması
Kuzey Kıbrıs, binlerce yıllık uygarlıkların izlerini taşıyan bir açık hava müzesidir adeta. Antik Salamis Harabeleri’nden St. Hilarion Kalesi’ne, Bellapais Manastırı’ndan Soli Bazilikası’na kadar sayısız tarihsel eserimiz vardır. Bu eserler sadece turizm için değil, kimliğimiz için de önemlidir. TDP, tarihî ve arkeolojik mirasın korunmasını devlet politikası haline getirecektir. Eski eserlerin restorasyonu ve bakımı için Kültür Dairesi bütçesi artırılacak, uluslararası fonlara erişim için projeler geliştirecektir.. Örneğin, çok uzun zamandır restorasyon bekleyen Othello Kalesi surları, Apostolos Andreas Manastırı’nın tamamlanması, Bellapais’teki bakım çalışmaları gibi projeler hızlandırılacaktır. Eski eser kaçakçılığına karşı sert önlemler alınacak, polis ve gümrük bu konuda uzmanlaşacaktır. Müzelerimiz modernleştirilip zenginleştirilecek; Gazimağusa, Girne ve Lefkoşa’daki müzelerin yenilenmesi, interaktif ve çağdaş sergileme tekniklerinin getirilmesi sağlanacaktır. Yeni müze projeleri de gündeme alınacak, örneğin Lefkoşa’da bir Milli Mücadele ve Toplumsal Bellek Müzesi kurulması planlanabilir. Bu müzede Kıbrıslı Türklerin tarihindeki önemli dönemeçler (Britanya sömürge dönemi, toplum liderlerimiz, mücadele yılları vb.) gelecek kuşaklara görsel-işitsel materyallerle aktarılabilir.
Somut olmayan kültürel miras da en az somut eserler kadar değerlidir. Masallarımız, türkülerimiz, halk oyunlarımız, geleneksel el sanatlarımız gibi kültürel unsurlarımızı yaşatmak görevimizdir. Halk kültürü araştırmalarını destekleyeceğiz; derleme çalışmaları yapan akademisyen ve araştırmacılara fonlar sağlayacağız. Derlenmiş masalların, manilerin, atasözlerinin yayınlanması, belgeseller haline getirilmesi için Kültür Dairesi aktif olacak. Folklor ekipleri, halk dansları dernekleri desteklenecek, uluslararası folklor festivallerine katılımları teşvik edilecektir. Ayrıca, Kıbrıs Türkçesinin kendine has lehçesini ve deyimlerini korumak için çalışma yapılacak; dilimizin zenginlikleri okullarda ve yayınlarda vurgulanacaktır. Kıbrıs ağızlarından kelimelerin derlenip sözlük haline getirilmesi, unutulmaya yüz tutmuş deyimlerin yaşatılması için projeler planlıyoruz.
Sanatın Desteklenmesi
Sanatçılarımız, toplumumuzun aynası ve sesidir. TDP, özgür sanatı ve sanatçıyı sonuna kadar destekler. Biliyoruz ki sanat sansürle, baskıyla gelişemez; yaratıcı ifade özgürlüğü korunmalıdır. İktidarların eleştirilere tahammül gösterdiği, sanatçının kendini oto-sansüre zorlamadığı bir iklim yaratacağız. Devlet, sanatçıyı cezalandıran değil, destekleyen konumda olmalıdır. Bu anlayışla, kültür-sanat bütçesini artıracağız. Sanat Fonu oluşturularak, her yıl belirli sayıda sanat projesine hibe desteği verilecek. Örneğin uzun metraj film, belgesel, resim sergisi, heykel çalıştayı, müzik albümü, edebî eser gibi projeler bu fonlardan yararlanabilecek. Seçimler, uzman jüriler tarafından şeffaf kriterlerle yapılacaktır. Teknolojik imkanların geliştiği bu çağda, dijital mini-film festivalleri, fotoğraf yarışmalarıyla sosyal medyada ülkemizin dünyayla buluşması için yeri girişimler başlatacağız.
Devlet Tiyatroları, Devlet Senfoni Orkestrası gibi kurumsal sanat yapıları güçlendirilecek. Uzun süredir ihmal edilmiş olan bu kurumlarımıza genç yetenek alımları yapılacak, turne ve gösteri imkanları genişletilecek. Ülkemizin her bölgesine kaliteli sanat etkinliklerinin ulaşması için bölge turneleri planlanacak. Belediyelerin bünyesindeki şehir tiyatroları ve diğer sanat inisiyatifleriyle koordinasyon sağlanacak, sanatsal üretim ülke geneline yayılacaktır.
Özel ve bağımsız sanat inisiyatifleri de önemli. Tiyatro grupları, müzik toplulukları, plastik sanat atölyeleri, yazın çevreleri desteklenecek. Kültür Dairesi, yıl boyu bir festival takvimi oluşturacak; geleneksel hale gelen Mağusa Kültür-Sanat Festivali, Lefkoşa Müzik Festivali gibi etkinlikler yanında yeni festivaller de teşvik edilecek. Örneğin uluslararası bir film festivali, belgesel günleri, caz festivali, edebiyat festivali gibi organizasyonlar için sponsor bulunmasında ve lojistikte devlet yardımcı olacaktır.
Genç sanatçıların yetişmesi ve ortaya çıkması için sanat eğitimine yatırım yapacağız. Güzel Sanatlar Lisesi ve benzeri kurumları geliştirip yaygınlaştıracağız. Müzik, resim, drama alanlarında yetenekli çocukları tespit etmek için yarışmalar, taramalar yapılacak; bu çocuklar özel programlarla desteklenecektir. Yurtdışı konservatuvar veya akademilere gitmek isteyen yetenekli gençlere burs imkanları sunacağız.
Kültürel Çeşitliliğin Teşviki ve İfade Özgürlüğü
Kıbrıs Türk kültürü, yüzyıllar içinde farklı kültürlerle etkileşim içinde zenginleşmiştir. Bu topraklarda sadece Türkler değil, Maronit, Ermeni, Latin kökenli Kıbrıslılar da yaşamaktadır. Ayrıca son on yıllarda Türkiye’den veya diğer ülkelerden göç etmiş, ancak artık bu toplumun parçası olmuş kesimler mevcuttur. TDP, çok kültürlülüğü bir zenginlik olarak görür ve herkesin kendi kültürel kimliğini yaşayabilmesini destekler. Maronit kardeşlerimizin (Kormacit/Korucam köyü gibi) dil ve dinlerini özgürce kullanmaları için gereken desteği sürdüreceğiz. Aynı şekilde Ermeni Apostolik kilisesi cemaati veya Latin Katolik cemaati gibi küçük toplulukların ibadet ve kültürel etkinliklerine saygı gösterecek, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacağız.
Kıbrıs’ın iki ana toplumu olan Kıbrıslı Türkler ve Rumlar başta olmak üzere, tüm toplumlar arasında kültürel diyalog, barış sürecine de katkı koyar. Bu nedenle iki toplumlu kültür-sanat etkinliklerini teşvik edeceğiz. Ortak konserler, sergiler, paneller düzenlenmesine yardımcı olacağız. İki toplumun sanatçılarını buluşturan projelere (örneğin ortak film, belgesel, tiyatro projeleri) fon desteği için uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapacağız. Geçmişte buna benzer başarılı çalışmalar (iki dilli şarkılar, karma sergiler vb.) olmuştu; devamını getirmeyi arzuluyoruz.
Kültürel çeşitlilik aynı zamanda düşünce çeşitliliğidir. TDP, ifade özgürlüğünü kültürün gelişmesinin ön koşulu olarak görür. Sanatçılar, yazarlar, gazeteciler özgürce düşüncelerini ifade edebilmelidir ki toplumsal ilerleme sağlanabilsin. Bu nedenle basın ve yayın özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalara son verilecek; eleştirel düşünce eğitim ortamında da, kültürel ortamda da özendirilecektir. TRT ve BRT gibi kamu yayıncılığı organlarının bağımsızlığı sağlanacak, farklı seslere yer vermeleri teminat altına alınacaktır. Özel medya kuruluşlarında çoğulculuğun korunması için şeffaflık ve rekabeti düzenleyeceğiz. Kültür-sanat yayıncılığı (dergiler, web siteleri, edebiyat dergileri) desteklenecek, telif hakları yasası güncellenerek sanatçıların emeği korunacaktır.
Dilimizin ve Kimliğimizin Yaşatılması
Türkçemiz, kimliğimizin en önemli unsurlarındandır. Kuzey Kıbrıs’ta Türkçe, İngiliz sömürge döneminden kalma İngilizce etkisiyle harmanlanmış, Türkiye Türkçesinden farklı renkler taşıyan bir yapıya sahiptir. Biz bu dil zenginliğini korumak istiyoruz. Resmî dilimiz elbette Türkçe ve devlet dilimizin sade, anlaşılır olması için çalışacağız; ancak yerel dil renklerimizi de yok saymadan, edebi üretimde Kıbrıs şivesinin de yer bulmasını teşvik edeceğiz. Türkçe kullanım kalitesini artırmak için okuma kampanyaları, dil kursları düzenlenecek; tabelalarda çift dil kullanım gerekiyorsa (turistik alanlarda İngilizce gibi) bunun estetik ve doğru şekilde olmasına dikkat edilecektir.
Kimliğimizin özgürce yaşanması, aynı zamanda inanç özgürlüğü ve yaşam tarzı özgürlüğü demektir. Kıbrıs Türk toplumu tarihsel olarak seküler olmakla beraber, Müslüman kimliğinin gereklerini de kendi kültürü içinde yerine getirmiştir. Biz, herkesin inancını dilediğince yaşayabileceği bir ortamı savunuyoruz. Camilerimiz, cemevlerimiz, kiliselerimiz vs. hepsi güven içinde faaliyet göstermeli; ancak hiçbir inanç devlet işlerine karışmamalıdır (laiklik vurgusuna dönüyoruz). Örneğin Kıbrıs’ta çok eskiden beri süregelen Mevlevilik geleneğinin bir kültürel miras boyutu vardır; Lefkoşa’daki Mevlevihane müzesi bu geleneğin hatırasını yaşatmaktadır. Bu tür değerlere de sahip çıkacağız. Aynı şekilde Alevi kültürüne mensup vatandaşlarımızın cemevi ihtiyacını biliyoruz; bu konuda olanaklar ölçüsünde destek verilecektir.
Toplumumuzun önemli bir parçasını da yerleşik göçmen kardeşlerimiz oluşturmaktadır (Türkiye’den veya diğer ülkelerden gelip burada yaşamayı seçenler). Onların uyumunu sağlamak, kültürel çeşitliliğe katkılarını değerlendirmek gerekir. Bu çerçevede özellikle eğitim sistemi içinde ortak kültürel paydalarımız vurgulanacak; nefrete varan ayrımcı söylemlerin önüne geçilecektir. TDP, kimsenin kökeni nedeniyle ötekileştirilmediği, kapsayıcı bir toplumsal yapı hedefler. Hepimiz Kıbrıs Türk toplumunu birlikte oluşturuyoruz; farklı geçmişlerimiz olabilir ama ortak bir geleceğimiz var.
Kültür politikalarımız özetle iki sacayağına oturuyor
Koruma ve yaratma. Bir yandan kültür mirasımızı koruyup geleceğe aktaracağız, öte yandan yeni kültürel ve sanatsal üretimleri destekleyerek bugünün mirasını yaratacağız. TDP ile kültür ve sanat, hak ettiği değeri bulacak; sanatçılarımızın yüzü gülecek, halkımız zengin bir kültür hayatına kavuşacaktır. Kendi kimliğimizle, özgün kültürümüzle dünya arenasında var olmanın gururunu yaşayacağız.
